Yunan cunta yönetiminin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilk ve tek Cumhurbaşkanı III. Makarios’a yönelik 15 Temmuz 1974’te gerçekleştirdiği darbe sırasında albaylar cuntası ve EOKA B’cilerin Rum halkına yaptıklarına ilişkin açıklamalar Rum medyasında yer bulmaya devam ediyor.
Haravgi “ ‘Oğluma O Kadar İşkence Yaptılar Ki kendisini Tanıyamadım’... Lisandru Kesta’nın Oğlu Andrea’nın Darbeciler Tarafından Tutuklanışı ve Öldürülüşüyle İlgili Anlattıkları” başlıklı haberinde, darbeye karşı direnenler arasındaki oğlu, darbeciler tarafından 15 Temmuz’da tutuklanan ve işkence yapılarak öldürülen Lisandru Kesta’nın “Suçu yabancılar değil yerliler işledi” dediğine dikkat çekti.
Habere göre, bir polisin 16 Temmuz günü evine gelerek teşhis yapmak üzere kendisiyle birlikte hastaneye gitmesini istediğini anlatan Kesta, şunları anlattı:
“Oradaki yaralılar veya ölüler arasında oğlumun da olup olmadığını teşhis etmek üzere hastaneye gittim. Oğlumu gördüğüm anda elim ayağım kesildi, onu tanıyamadım. Onu tutuklayan darbeciler, çok vahşi şekilde işkence yapmıştı. Onu dövdüler, dişlerini söktüler ve daha pek çok şey yaptılar. Bana eşlik eden polis ‘Bu senin oğlun değil’ dedi ama ben anlamış, onu tanımıştım. Ertesi günü annesiyle birlikte yeniden hastaneye gittik, oğlumuzu annesi de tanıdı. Cesedini aldık ve Limasol’daki Ay. Nikolau mezarlığına defnettik.”
Oğlu Andrea’nın hangi şartlar altında tutuklandığı sorulduğunda “Darbecilere karşı savaştı ve bu nedenle onu öldürdüler” diyen Kesta, oğlunun 15 Temmuz’da Limasol’daki seferî grubun mensubu olduğunu ve Limasol Polis Karakolu’nda yer alan darbecilere karşı savaşta yer aldığını anlattı ve özetle şöyle dedi:
“Darbeciler, saklandıkları eve baskın yaptı ve oğlum ve iki arkadaşını tutukladı. Onları Land Rover tipi bir araca bindirdi ve Ağrotur ilkokulu binasına götürdü. Orada onlara acımasızca işkence yaptılar. Dövdüler, dişlerini söktüler ve daha pek çok eziyette bulundular. Daha sonra da onları Polemidya’da (Binatlı) ormanlık alana götürerek kurşuna dizdiler. Cesetleri hastaneye götürdüler ve teşhis etmem için beni çağırdılar. Oğlumun arkadaşlarından Haralambos Kirillu’nun cesedi hiçbir zaman bulunamadı.
Darbenin tamamen yabancıların işi olduğu söyleniyor. Saçma! yerliler olmadan darbe olamazdı. Silahları yerliler aldı, insanlara onlar işkence etti, oğlumu onlar öldürdü. Yabancılar, içerde işbirlikçileri olmasa bunları yapamazlardı. Sorumluluğu olan ve bunu ödemesi gereken Kıbrıslılar var. Suçları yerliler işledi, yabancılar değil.” |