|
Lefkoşa Türk Belediyesi, önceki gün yaptığı açıklamada, Köprü Barajı’nın Haspolat Arıtma Tesisi’nden değil, Kanlıdere’ye, izinsiz ve gelişigüzel olarak dökülen lağım ve atıklar neticesinde dolduğunu açıkladı.
LTB tarafından önceki gün yayınlanan ve ORTAM Gazetesi’nin Pazartesi günkü “Köprü Barajı Lağıma Gömüldü” başlıklı manşet haberini yalanlamak amacıyla yapılan açıklamada, Köprü Barajı’nın bazı kurum ve özel girişimciler tarafından Kanlıdere’ye, izinsiz ve gelişigüzel olarak dökülen lağım ve atıklar neticesinde dolduğunu kabul etti.
Haspolat Arıtma Tesisleri’nde yıllardır yapılan arıtma işlemlerinin çevreye hiçbir olumsuz etkisi bulunmadığı ve sel suları ile tesislerden çıkan suların karışarak Köprü Barajı ve çevresini kirlettiği konusundaki iddiaların doğru olmadığı belirtilen açıklamada,
Köprü Barajı’nın Kanlıdere’ye, izinsiz ve gelişigüzel olarak dökülen lağım ve atıklar neticesinde dolduğunu açıkladı.
Dikmen Çöplüğü’ne dökülen vidanjör suları ile Haspolat Sanayi Bölgesi’nin lağım sularının arıtılmadan Kanlıdere’ye verildiğini doğrulayan LTB, bunlarla birlikte bazı kurum ve özel girişimcilerin de vidanjör sularını arıtmadan Kanlıdere’ye verdiğini açıkladı
Lefkoşa Türk Belediyesi tarafından yapılan açıklamada şöyle dendi: “ORTAM Gazetesi’nin haberinde konu edilen Kanlıdere’ye LTB’nin kontrolü dışında arıtılmamış sular da dökülmektedir. Örneğin Dikmen Çöplüğü’ne dökülen vidanjör suları Kanlıdere’ye verilmektedir. Haspolat Sanayi Bölgesi’nin lağım suları da arıtılmadan Kanlıdere’ye veriliyor. Bunlarla birlikte bazı kurum ve özel girişimciler de vidanjör sularını arıtmadan Kanlıdere’ye vermektedir. Bu sebeblerden dolayı da Kanlıdere kirlenmektedir.”
LTB tarafından önceki gün yapılan açıklamayı bir kez daha aynen yayınlıyoruz:
Bugün (15 Mart Pazartesi) bir gazetede çıkan “Köprü Barajı Lağıma Gömüldü” başlıklı manşet haberde geçen Haspolat Arıtma Tesisleri’nden arıtma işlemi yapılmadan dereye verilmesi sonucunda Köprü Barajı ve çevresinde lağım suları biriktiği iddiası konusunda halkın doğru bilgi alması açısından LTB bir açıklama yapma ihtiyacı duymuştur. Konuyla ilgili Haspolat Arıtma Tesisleri’nden de Sorumlu Müdür Muavini Nevzat Öznel aşağıdaki bilgileri vermiştir:
“LTB’ye bağlı Haspolat Arıtma Tesisleri’nde yıllardır yapılan arıtma işlemlerinin çevreye hiçbir olumsuz etkisi bulunmamaktadır. İlgili haberde yaşanan sel felaketi sırasındaki sel suları ile tesislerden çıkan suların karışarak Köprü Barajı ve çevresini kirlettiği konusundaki iddialar doğru değildir.
Gerek sel felaketi öncesi gerekse sonrasında rutin olarak çalışan Haspolat Arıtma Tesisleri’ne gelen sular ancak 50 gün sonra arıtılarak tesislerden çıkmaktadır çünkü bu sular uzun bir işlemden geçmektedir. Kamuoyunun doğru bilgiye ulaşması adına bu işlemdem de kısaca bahsetmek istiyoruz. Tesislere gelen su ilk olarak katı atıkları parçalayan ızgaradan geçer. İkinci olarak anaerobik havuzlardan geçen sular havalandırma havuzlarına gider. Daha sonra olgunlaştırma havuzlarına giden sular en son olarak ise dinlendirme havuzlarına gider. 50 gün süren bu işlemlerin ardından ise sular dereye verilir. Bu işlemler sonrasında Tesislerden dereye verilen sularda ise sağlık ve çevre açısından hiçbir olumsuz etki mevcut değildir.
Haspolat Artıma Tesisleri’nin kendisinin hiçbir sağlık ve çevre sıkıntısı yaratmadığı gibi haberde iddia edildiği gibi bir çevre felaketine sebeb olması da söz konusu değildir çünkü tesisten çıkan sular da çevreye olumsuz bir etki yaymamaktadır.
Ayrıca haberde geçen Kanlıdere’ye LTB’nin kontrolü dışında arıtılmamış sular da dökülmektedir. Örneğin Dikmen Çöplüğü’ne dökülen vidanjör suları Kanlıdere’ye verilmektedir. Haspolat Sanayi Bölgesi’nin lağım suları da arıtılmadan Kanlıdere’ye veriliyor. Bunlarla birlikte bazı kurum ve özel girişimciler de vidanjör sularını arıtmadan Kanlıdere’ye vermektedir. Bu sebeblerden dolayı da Kanlıdere kirlenmektedir.
Tüm Lefkoşa’nın olduğu gibi çevresindeki yerleşim yerlerinin de katı atıklarının işlendiği alan olan Haspolat Arıtma Tesisleri ile ilgili gerçek dışı haber yapan sözkonusu gazeteyi uyarmayı bir görev olarak kabul ediyor ve bundan sonra kamuoyunun doğru bilgi alması adına haberlerin tek taraflı değil de ilgili tarafların da fikri alınarak yapılmasını öneriyoruz.” |