TDP Genel Başkanı Çakıcı, Meclis, Bakanlıklar ve tüm kurumların Türkiye’ye teslim edildiğini belirterek, dayatılan yasanın da bunun sonucu olduğuna dikkat çekti.
“Kendi kendimizi yönetmede ciddi sorunlar yaşıyoruz, bu dikte paketleri, yasaları geçirmede 50 yıllık fiyasko yaşıyoruz. Bu yasa da Ankara hükümetinin diktesiyle geldi”diyen Çakıcı, yasayı Anayasa Mahkemesine taşıyacaklarını söyledi
Ülkede özgürlüğün ö’sünün bulunmadığı belirten Çakıcı, demokrasi, barış, sivilleşme ve demokratikleşme mücadelesinin başarısızlığa uğradığını belirtti, ancak, yılmadıklarını ve ilerici güçlerle birlikte mücadeleye devam edeceklerini kaydetti
Konuşmasında aynı yasayla ilgili 9 gün içerisinde görüş değiştiren Başsavcılığa da eleştirilerde bulunan Çakıcı, Başsavcı’nın kapı arkasında hükümetle birlikte mi görüş verdiğini ve halkın kime güveneceğini sordu
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Mehmet Çakıcı, Kamu Çalışanlarının Aylık, Maaş, Ücret ve Diğer Ödemelerinin Düzenlenmesi Yasa Tasarısı olumlu oy verecek tüm milletvekillerinin, kendi çocukları dahil olmak üzere, toplumun geleceğini gasp edeceklerini söyledi. Çakıcı, dün mecliste sözkonusu Yasa Tasarısı görüşülürken yaptığı konuşmada çok önemli bir süreçten geçildiğini, toplumun menfaatine olan noktalarda birlikte hareket ettiklerini, aleyhteki konularda da tepki koyduklarını söyledi. Bu yasanın herkesi bağlayan bir yasa olacağını, bugün buna oy verecek milletvekillerinin kendi çocuklarının haklarını kesen bir yasa tasarısıyla karşı karşıya olduklarını ifade eden Çakıcı, çocukların haklarının gasp edildiğini söyledi.
Çakıcı, bu tasarının gündeme gelme nedenlerini sıralarken,“bütçenin kötüye gitmesi, Türkiye’nin bu yasayı istemesi, tekellerin ve tröstlerin fedakarlık yapmaması için en kolayını yaparak çalışanların haklarını keser duruma gelindiğini” belirtti.
UBP’nin 175 trilyon bütçe açığı olduğu dönemde açığı kapatmak için bir stratejisi olup olmadığını soran Mehmet Çakıcı, bütçeye konan ve nereden karşılanacağı belli olmayan gelir kalemleriyle şu anda 641 trilyon açıkla karşı karşıya olunduğunu kaydetti.
TDP Genel Başkanı Çakıcı, ülkenin kendi ayakları üzerinde durması için ne yapıldığını sordu. KKTC’nin ve bayrağın arkasına sığınarak bütçe açıklarının sorumluluğunun gizlendiğini söyleyen Çakıcı, bu yüzden hükümetin mutlu göründüğünü belirtti. Çalışanların, emekçilerin ise mutlu olmadığını kaydeden Çakıcı, UBP’nin hiçbir zaman bütçe açıklarını kapatma stratejisi olmadığını kaydetti. TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı, Türkiye’nin telkinleriyle yasalar geçiren hükümetin, çalışanların haklarını da geriletecek yasalar getirdiğini ifade etti.
Çakıcı, ülkede tekeller, tröstler büyürken, çalışanların haklarının kesildiğini belirterek; “tasarıya karşı çıkanlarla işbirliği içinde hareket edeceklerini; diğer muhalefet partileri ‘tasarıyı donduralım’ derken kendilerinin geri çekilmesini istediklerini” anlattı. Başsavcılık’ın tasarıyla ilgili verdiği görüşü de eleştiren Çakıcı, 30 yıl sonra hakların eşitleneceğini söyleyen Başsavcılık’ın tasarıya onay vermesinin kabul edilemeyeceğini belirtti. Çakıcı, “Böyle değerlendirme mi olur?” dedi. Yargının da denetlenmesi gerektiğini belirten Mehmet Çakıcı, Başsavcılık’ın verdiği görüşle kimseyi kandıramayacağını, tasarıda eşitlik olmadığına dikkat çekti.
Çakıcı, UBP’nin seçim öncesi güzel, harika günler vaat ettiğini; muhalefetteyken gündemdeki tasarıya komite ve meclis genel kurulunda ret oyu vereceğini de söylediğini ifade etti. UBP’nin “Halka yalan söyledik, dün dündür, bugün bugündür, bunun da adı politikadır” demesi gerektiğini belirten Çakıcı, psikolojide buna “entellektualizasyon” dendiğini kaydetti. Mehmet Çakıcı, devletin çalışanların birikimlerinden para çekerek bütçe açıklarını kapattığını; yerine koyacağız derken haklarını doğramaya başladığını, UBP’lilerin halktan özür dilemesi gerektiğini kaydetti.
Sözlerini tutmayana, “yalancı” değilse “döndürek” dendiğini dile getiren Çakıcı, UBP’nin verdiği sözleri tutmadığını, birçok kişiyi işinden attığını, yandaşlarına kredi dağıttığını açıkladı
--“50 YILLIK FİYASKO”--
Çakıcı, “Kendi kendimizi yönetmede ciddi sorunlar yaşıyoruz, bu dikte paketleri, yasaları geçirmede 50 yıllık fiyasko yaşıyoruz. Bu yasa Ankara hükümetinin diktesiyle geldi”dedi
Madem büyük bütçe açığı var, nüfusun niye kontrol altına alınmadığını soran Mehmet Çakıcı, “polisin içişlerine bağlanamamasını ve değerli arazilerin yabancı yatırımcılara verilmesini” eleştirdi.
TDP Genel Başkanı Çakıcı, KKTC’deki üniversiteler Türkiye’de kurs bile açamazken, Türkiye’den yeni kolej ve üniversitelere KKTC’de izinler verildiğini; mütekabiliyet ilkesine uyulmadığını; KKTC ekonomisini de Türkiye’den atanan bir müsteşarın yönettiğini beliritti.
--“BÜTÜN MAKAMLAR SÜS”--
Ekonomi, dışişleri, içişleri, din işleri, sivil savunma gibi işlerin tümünün Türkiye’ye teslim edildiğine dikkat çeken Mehmet Çakıcı, Sivil Savunma Teşkilat Başkanı ve GKK Komutanı’nın Kıbrıslı Türk olması kararının neden üretilemediğini sordu ve bütün makamların süs olduğunu öne sürdü. UBP, DP ve CTP’nin yönetimi devrettiğini belirten Çakıcı, TDP’nin ise verilenleri geri almaya geleceğini söyledi.
Ülkede özgürlüğün ö’sünün bulunmadığı görüşünü ifade eden TDP Genel Başkanı Çakıcı, “Bize sadece belediye ve muhtarlıklar kaldı ve onları da bizim yönettiğimizden emin değilim” dedi.
Bu sırada Çakıcı ile DP Milletvekilleri Mehmet Tancer ve Ejder Aslanbaba arasında tartışma yaşandı.
Demokrasi, barış, sivilleşme ve demokratikleşme mücadelesinin 50 yıldan sonra başarısızlığa uğradığını belirterek, ancak yılmadıklarını kaydeden Çakıcı, “Bu yasa da kendi kendini yönetemeyen bir ülkenin başına gelen bir şeydir” dedi. KKTC’nin de “tören cumhuriyetinden ileriye gitmediğini” söyleyen Çakıcı, partilerin kendi kendini yönetme iradesine sahip çıkmadığını savundu.
--ÜLKEYE İHANET--
Ülkenin tüm kurumlarının teslim edildiğini belirten Çakıcı, UBP’ye “Ülkeye ihanet eden sizsiniz” dedi. Ülke nüfusu kontrol edilemezse bu yasanın reel sektöre hiçbir faydası olmayacağını belirten Çakıcı, har vurup harman savurmanın ülkenin en büyük sorunlarından biri olduğunu söyledi. TC bankaları ile KKTC bankaları arasında büyük bir eşitsizlik olduğunu ifade eden Çakıcı, ülkede de yapılması gereken birçok şeyin yapılmadığını, buna örneğin vergi reformu olduğunu kaydetti.
UBP’nin bu yasayı geri çekme durumunda olması gerekirken bu konuda hiçbir şekilde konuşmadığını belirten Çakıcı, konuşması sırasında DP milletvekilleri ile zaman zaman tartışarak, onları “statükonun adamları olmak, hükümete girmek için yaltaklanmak ve yalancılıkla” suçladı. Çakıcı, DP’nin emekçilerin haklarını savunamayacağınıbelirterek, “Suç bende yasa dondurulsun diyen adamlarla aynı koltuğa oturdum” dedi.
UBP Milletvekili Ahmet Zengin ile de tartışan, Çakıcı, Zengin’in “kürsü istismarı” yapıldığını söylemesi üzerine de UBP’lilere hitaben “Bu arkadaşı nerden buldunuz ama?” diyerek Zengin’in İskele’den olup olmadığını sordu.
Çakıcı, yasa tasarısı ile ilgili olarak kendisi dışındaki tüm partilerin Türkiye hükümetine yalakalık yaptığını bildiğini kaydetti. Çakıcı’nın, “TMT dönemi de dahil 50 yıldır ülkenin tüm kurumlarının teslim edildiğini” söylemesi üzerine UBP Milletvekili Zorlu Töre ile de tartıştı. Kliniğinde vergi müfettişlerinin sabah akşam bir hafta yatıp kalktığını da belirten Çakıcı, yanlış bir şey bulamadıklarını söyledi.
--BOŞ SALONA KONUŞMA--
Çakıcı’nın konuşmasının 3.5 saati geçtiği sıralarda bir ara, tüm milletvekilleri dışarı çıktı ve meclis genel kurulu salonu boşaldı. Bir süre boş salona konuşan Çakıcı, CTP Milletvekili Arif Albayrak’ın içeri girmesi üzerine, “Gel bari sana anlatayım” diyerek salonda oturması için teşvik etti. Albayrak’ın “Aşk konularına gir” demesi üzerine de Çakıcı, “Birazdan o konulara da gireceğim” diyerek, İngiltere’deki Kıbrıslı Türklerin sorunları ve yatırımların Kıbrıs’a taşınamaması ile nedenleri konusunda konuşmaya devam etti.
Çakıcı, Kıbrıs Türkleri’nin kendi ayakları üzerinde durması için gerekirse milletvekillerinin yarı maaş almasını, şatafatlı törenler yapılmamasını, gereksiz yurt dışı gezilerden vazgeçilmesini istedi. “Yasayı geçirmek için benim yıkılmamı bekliyorlar” diyen Çakıcı, bugün her şeyi konuşacağını söyledi.
-BAŞSAVCIYA ELEŞTİRİ--
Yasa tasarısının geçmesi halinde Anayasa Mahkemesi’ne iptali için başvuru yapacağını belirten Çakıcı, Başsavcı’nın yasa tasarısı hakkında verdiği olumlu görüşü eleştirdi. Başsavcı’nın kapı arkasında hükümetle birlikte mi görüş verdiğini soran Çakıcı, halkın kime güveneceğini sordu.
Bu ülkedeki en büyük problemin adalet olduğunu belirten Çakıcı, adalet duygusunun yok edildiğini öne sürdü.
--TARTIŞMA--
UBP Milletvekili İrsen Küçük, Çakıcı’nın konuşmasının 4 saati geçtiği gerekçesiyle konuşmasını tamamlamasını istedi. Çakıcı’nın konuşmasını sürdürmesi üzerine İrsen Küçük, Çakıcı’nın makul konuşma süresini aştığı gerekçesi ile Çakıcı’yı uyararak onun inmemesi halinde konuşmasının devamını Genel Kurul’un onayına sunacağını söyledi ve yoklama başlattı.
Çakıcı’nın kürsüden inmemesi üzerine Küçük, oturuma 5 dakika ara verdi.
Verilen aranın ardından kürsüden inmeyi reddederek İç Tüzük madde 68’i Genel Kurula okuyan Çakıcı, maddedeki “Bir konu hakkında genel görüşme yapılırken en az 3 kişi konuşma yapmadıktan sonra yeterlilik önergesi verilemez” şeklindeki düzenleme gereğince konuşma hakkının kısıtlanamayacağını belirtti ve yasayla ilgili konuşma yaptığına dikkat çekti.
5 dakikalık aranın ardından kürsüden ısrarla inmeyerek konuşmasını sürdüren Çakıcı, yasaya olumlu oy verecek milletvekillerine hitaben, “Bileceksiniz ki bugün çalışanların haklarını gasp ettiniz” dedi.
Çakıcı, Küçük’ün tüm uyarılarına karşı, “yasal hakkını” kullandığı gerekçesi ile kürsüden inmedi. “Bu bir kürsü işgalidir. Ben ara verdim aradan sonra da izin vermedim” diyen İrsen Küçük oylama yaparak Çakıcı’yı aşağı inmeye çağırdı.
Küçük, oturuma tekrar 5 dakika ara verdi ve Çakıcı’dan kürsüden inmesini istedi. Bunun üzerine yapılanın yasal olmadığını yineleyen Çakıcı, yapılanları şiddetli bir şekilde protesto ederek salondan ayrıldı.
|