Eroğlu, Kıbrıs’ta iki lider arasındaki müzakerelerin sürdüğünü, ancak Nisan’a kadar herhangi bir anlaşma olacak gibi bir umut olmadığını ifade ederek, müzakerelerde ‘toprak’, ‘yönetim’, ‘harita’, ‘garantiler’ ve ‘mülkiyet’ konularında ortak uzlaşı olmadığını belirtti
Rumların, Kıbrıslı Türkleri eşit görmediğine, azınlık olarak Kıbrıs Cumhuriyeti’ne yama olarak almak istediğini savunan Eroğlu, anlaşma olmaması halinde KKTC’nin Türkiye güvencesinde varlığını sürdüreceğini söyledi
Eroğlu, Talat’ın 1983 yılında KKTC’nin ilanıyla ilgili sözlerinin ve yaşadığı duyguların kendisini bağladığını ifade ederek, Talat’ın duygularının o güne göre olduğunu ve bu konuda Talat’ı suçlayamayacağını dile getirdi
Başbakan Derviş Eroğlu, Kayseri’deki temasları çerçevesinde Anadolu Genç İşadamları Derneği’nin düzenlediği “Kıbrıs Müzakereleri ve Kıbrıs’ın Geleceği” konulu konferans verdi. Eroğlu, konferansta, Kıbrıs’ın tarihini ve bugüne kadar olan milli mücadele yıllarını detaylı bir şekilde anlattı. Rumlarla ortak kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bozulduğu yıldan itibaren müzakere masasında olduklarını, ancak Rumların Annan Planı da dahil ortaya uzlaşmaz bir tavır koyarak Kıbrıs’ta her zaman çözüme karşı bir politika izlediklerini söyleyen Eroğlu, Türk tarafının her zaman anlaşmadan yana olduğunu, fakat Rumların anlaşma noktasından oldukça uzakta olduğunu belirtti.
Eroğlu, şimdi de iki lider arasında müzakerelerin sürdüğünü, ancak çoğu konuda anlaşma olmadığını; Rumların tek halk kavramını istediğini, ancak kendilerinin bunu kabul etmediğini dile getiren Eroğlu, çünkü Kıbrıs’ta iki ayrı halk, devlet ve demokrasi olduğunu, yani Güney’de ne varsa Kuzey’de de onun olduğunu ve iki bölgelilik ve iki halk kavramından vazgeçmeyeceklerini söyledi. Müzakerelerin süreceğini ancak Nisan’a kadar anlaşma olacak gibi bir umudum olmadığını ifade eden Eroğlu, ‘toprak’, ‘yönetim’, ‘harita’, ‘garanti’ ve ‘mülkiyet’ konularında, ortak uzlaşı olmadığını, yani referandumdan uzak olunduğunu kaydetti.
Rumların Kıbrıs Cumhuriyeti’nin devamını istediğine işaret eden Eroğlu, Rumların uzlaşmazlığının en büyük nedeninin AB olduğunu kaydetti.
“ANLAŞMA OLMAZSA HERKES YOLUNA GİDER”
Bu kapsamda da artık Kıbrıslı Türklerin KKTC’ye sahip çıkması gerektiğini, çünkü 1968’den beridir müzakerelerin sürdüğünü, her defasında da “bu son fırsattır” laflarının söylendiğini dile getiren Eroğlu, kendilerinin de “anlaşma olmazsa herkes yoluna gider” dediklerini ifade etti.
KKTC’nin artık eski KKTC, Türkiye Cumhuriyeti’nin de artık eski Türkiye olmadığını; Türkiye’nin dünyada güçlü bir devlet olduğunu belirten Eroğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin KKTC ile işbirliğini sürdüreceğini ve Türkiye’nin desteğiyle KKTC’nin yoluna devam edeceğini söyledi.
“AYIP VE İNSANLIĞA UYMAYAN BİR DAVRANIŞ”
Hristofyas’ın Kuzey Kıbrıs’a yerleşip KKTC vatandaşı olan TC kökenlilerin gönderilmesini istemesinin ayıp ve insanlığa uymayan bir davranış olduğunu dile getiren Eroğlu, binlerce insanı göç ettirmenin kabul edilemeyeceğini belirtti. Rumların, Kıbrıslı Türklere yaşama hakkı bırakmamak için çalıştığını, bunun güvenlik konusunda da böyle olduğunu söyleyen Başbakan Eroğlu, “Biz ancak Türkiye’nin ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin garantisi altında yaşayabiliriz” dedi.
“TÜRKİYE AB ÜYESİ OLURSA KIBRIS’TA UZLAŞMA DAHA KOLAY OLUR”
Konferanstaki konuşmasını tamamladıktan sonra salondaki öğrencilerin, öğretim görevlilerinin ve gazetecilerin sorularını yanıtlayan Eroğlu, Cumhurbaşkanı Talat’ın 1983 yılında KKTC’nin ilanıyla ilgili söylediği sözlerin ve yaşadığı duyguların kendisini bağladığını dile getirerek, Talat’ın duygularının o güne göre olduğunu ve bu konuda Talat’ı suçlayamayacağını söyledi.
Türkiye’nin AB üyesi olması durumunda Kıbrıs’ta uzlaşmanın daha kolay olacağını düşündüğünü söyleyen Eroğlu, ancak şu anda 800 bin nüfuslu Güney Kıbrıs’ın 70 milyonluk Türkiye ile veto oyunu oynadığını dile getirdi ve “Türkiye AB üyesi olsaydı Rum’un esamesi bile okunmazdı” diye konuştu. |