Sayın Ortam gazetesi yönetimi,
Yıllardan beridir iyi bir gazete okuyucusu olarak ve son yıllarda da iyi bir televizyon izleyicisi olarak KKTC'deki siyasi havayı solumaya çalışıyorum.
Önceki gün sabahı Sim televizyonunda Radyo gazetesi adı altında yayınlanmakta olansabah programında, CTP Genel Başkanı Sn. Soyer programın konuğuyudu.
Bu program hakkında sizlere izlenimlerimi aktarmak isteyeceğim. Kıbrıs Türk solunun lideri olduğunu iddia eden veya konuşma uslubundaki aşırı vurgu karmaşası yetmezmiş gibi yaptığı yüz mimikleriyle izleyiciye huzur yerinehuzursuzluk verdiğininde farkında olmadığını zannetmeme rağmen, kendisinin bütün bu hal ve hareketlerin sahibi olarak bırakın huzur vermeyi, bırakın izleyiciye demagoji yapma hastalığından ötürü izleyiciye konuyu unutturduğunu, bırakın onun olduğu programı izleyenide izleyecek olanıda bin pişman ettiğini, kendini değil yalnız solun, ülkenin gerçek lideri zanneden ama kendinden başka kimsenin zannetmediği aşikar olan, davetli olduğu televizyon programlarından biri olan bu televizyon programında kendisini büyük bir sabırla izleme mücadelesi verdim.
Ha başka program izleyemezmizdim, niye o saatlerde o kadar sabah programı varken onu izleme sabrını gösterdim?
Bir politikacının, 'hem nala hem mıha' nasıl vururu gözümüzün içine soka, sokakoyduğu için bu programı izleme sabrını gösterdim.
Tabi program sunucusunun da '''hem nala hem mıha' nasıl vurursunuz sayın Başkan, uyarısını uygun bir dil de uyarmasını hiç duymadan program izlerseniz, sakın sanmayın ki bu program akıcıdır. Program sunucusu, sadece benim gibi kendisini dinliyordu ama organize ama sabırla mı dinliyordu? onu bilemem...
Sim Tv'nin 28 Nisan sabahı, Radyo Gazetesi adı altında gerçekleşmiş olan bu programında konuğu, CTP BG'in Genel Başkanı Sn. Ferdi Sabit Soyer di.
Tam bir 'gaf' yağmuru altında geçen bu program, ülke insanının niçin her geçen gün politika ve politikacıdan nefret ettiğinin daha iyi anlaşılması açısından bu program ve bunun gibi programlar önemlidir.
Sn. Soyer'in bırakın söylediklerindeki tutarsızlığı, her söylediği tutarlı olsa bile, bilerek veya bilmeyerek yapmış olduğu yüz mimikleri, gülerken sert bakışlar sallaması, gülmesinin de sahte olduğu izlenimi bırakırken, ekran başında ki izleyiciye de olumsuz enerji ve sıkıntı verdiğini sanıyorum.
Yapılan canlı yayında, 'bu ne perhis, bu ne lahana' dedirten konuşması sanırım benim gibi bir çok yurttaşı çileden çıkartmıştır. Programda kendisine BRT'nin yayınları sorulduğunda; Sn. Soyer, - BRT müdürü Sn. Özer Kanlı, 'çok iyi bir insan olabileceğini' ancak 'insan sevgisi olmadığını' söyledi. Evet, evet okuyun sayın Ortam okurları ve yorumu siz yapın. Bir insan düşünün ki, 'içinde insan sevgisi olmaycak ama iyi bir insan olacak.' Bana sormayın, ben zaten yorumumu yaptım... Bu adam sıkıntılı bir adam ve bana da doğal olarak sıkıntısını yansıtıyor. Kendisine Afrika gazetesinin yayınları sorulduğunda ise; Sn. Soyer, (Yanılmıyorsam Şener ismini kullanmıştı ama Afrika gazetesinin isminide kullanmış olabilir.) Sn. Soyer, - Her gazetenin görüşlerine saygılı olduğum gibi, Sn. Şener'in de görüşlerine saygılıyım, diyor. Ama konuşmasına devam ediyor ve döktürüyor incileri... - Afrika gazetesi, medya terörü yapıyor, diyor. Nasıl ama ha, 'hem nala hem mıha' vurmak bu olsa gerek... Hani bu gazete medya terörü yaratıyordu? Medya terörü yaratan bir yayın organına nasıl saygın olabilir? Başka ne diyor Sn. Soyer? Meclis gündeminde olan anayasa değişikliğinde de, ne nalı bırakıyor ne de mıhı... -Anayasa değişikliği için biz meclistekiler neyciyiz? diyor. Yani bana kalırsa, ''biz bostan korkuluğumuyuz''a atıfta bulunarak Kıbrıslı Türklerin kendilerine güvenmesini istiyor. - Biz diyor, buralarda işimiz ne? madem ki bizi buralara gönderdiniz, bırakın bizi buralarda bu işi sizin adınıza bitirelim. - Her yasa yapacağımızda ne sizin kapınızı çalalım ne de sizi rahatsız edelim... - Boşuna yormaylım sizi, diyor. 'Doğrudan demokrasi mi' dediniz? Boş verin onu, şimdi onun sırası değil. 'Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletin mi' dediniz? Yok benim anladığım artık, 'Egemenlik Kayıtsız Şartsız Meclis'indir demek istiyor sanırım!... Yok efendim, bu adam sıkıntılı... Anayasal haklar, sendikal haklar mı söz konusu dediniz? Yok, yok anlaşıldı, anayasal ve sendikal haklarımıza sıkıntı yaratmadan başka bir şey yapmaycak bu adam bize. Evet, 'hem nala hem mıha' vurmak ancak böyle olsa gerek... Nalsız ve mıhsız bir siyaset dileklerimle...
|