Çocuklar ve gençler internetin kötü amaçlı kullanımına karşı en korumasız olan potansiyel kurbanlar. Bu nedenle, çevrim içi kimliklerini güvenilir şekilde yönetmeleri için onlara gerekli bilgi ve aracın sağlanması gerekiyor. Tabii ki çevrim içi arkadaşları olacak, fotoğraflarını internette yayınlamaları da kaçınılmaz. Ama bunları yaparken mevcut tehlikelerin ve potansiyel sonuçların farkında olmaları ve sosyal networking hizmetlerinin sunduğu gizlilik önlemlerini kullanmaları gerekiyor. 2000’lerin sonlarında Avrupa’da sosyal networking sitelerinin kullanımında büyük bir artış görüldü. 2007'e gelindiğinde istatistikler son derece detaylıydı: sadece bir yılda, sosyal networking sitelerinin kullanımı %35 oranında artarken Avrupa çevrim içi topluluğunun %56’sının sosyal networking sitelerini ziyaret ettiği görüldü. Dört sene içinde düzenli kullanıcıların sayısının 41.7 milyondan 107.4 milyona çıkması bekleniyor. Sosyal networking olgusu özellikle gençler arasında çok popüler, bu da onlar için potansiyel bir risk oluşturuyor . Sosyal zamanlarını gittikçe daha fazla çevrim içi olarak geçirmeleri çocukların karşı karşıya oldukları bir tehlike. Bu sürenin oldukça fazla olduğu belirlendi ve karşı karşıya oldukları tehlikeler şu şekilde sıralandı: grooming (yetişkinlerin çocukları taciz etme amacıyla genç insan numarası yapması) kaza sonucu uygun olmayan içeriklerin bulunması, kişisel veya gizli bilginin kötüye kullanılması, internette taciz. İnternet kullanıcı yaşının gittikçe düşmesi, ve chat, anında mesajlaşma ve sosyal network’ler aracılığı ile iletişim kurulmasının gençlerin internetteki başlıca etkinlikleri arasında olduğu gerçeği ile ilgili sorunlar veri gizliliği ve küçüklerin korunması ile ilişkili olarak artış gösterdi. Bununla birlikte, genç sörfçüleri korumak için mevcut olan tedbirlerin (görüntüleme ve aile kontrolü gibi) yaş doğrulama sistemleri ve endüstrinin kendini denetlemesi aracılığı ile dijital yerli kişileri güçlendirecek ilave tedbirlerle bütünlenmesi tavsiye ediliyor. 2007’de Gençler ve Çocukların Daha Güvenli Kullanımı İçin Avrupa Çerçevesi’nin imzalanmasının ardından, Avrupa Komisyonu AB için Daha Güvenli Sosyal Networking Prensipleri oluşturmayı üstlendi. Bunlar, 10 Şubat 2009 tarihinde Avrupa’da etkin olan başlıca 18 sosyal networking hizmet sağlayıcısı tarafından imzalandı (daha sonra 2 tane daha katıldı). Endüstrinin fikir birliğine vardığı temel prensipler:
1. Dikkat çekici, net ve yaşa uygun şekilde güvenlik mesajları hakkında bilinci arttırmak 2. Hizmetlerin kullanıcıların yaşına uygun olmasının sağlanması 3. Çevrim iç varlıklarını daha güvenli yapan seçenekler aracılığı ile kullanıcıların güçlendirilmesi. Örneğin; 18 yaşın altında olarak kayıt yaptıran çevrim içi profillerin ve web sitesi kullanıcılarının iletişim listelerinin varsayılan olarak “gizli” ayarlandığından ve aramalarda bulunmasının engellendiğinden emin olarak. 4. Kullanıcıların başka bir kullanıcı tarafından uygun olmayan iletişimini ve davranışını raporlamasına olanak sağlayan, kullanımı kolay ve erişebilen bir “raporla” düğmesinin sağlanması 5. Yasa dışı içerik veya hareketin bildirimine cevap verilmesi 6. Kullanıcıların gizliliğe güvenli erişiminin sağlanması (özellikle gizlilik ayarları seçeneklerinin her zaman görünür hale getirilmesi yoluyla) 7. Yasa dışı veya yasaklanmış içerik/hareketin moderation tools, filtreleme yazılımı veya topluluk uyarıları aracılığı ile gözden geçirilmesi Komisyon 2-adımlı sürece sahip bu anlaşmanın uygulanmasını yakından takip ediyor: ilk adım imzalayanların güvenlik politikaları konusunda kendi kendilerini değerlendirme analizinden oluşuyor. İkinci adımda web siteleri bir uzman ekip tarafından çocukları hedef alan bilginin erişilebilir ve kolay anlaşılır olup olmadığı, diğer kullanıcıları engellemenin mümkün olup olmadığı, profilden fotoğraf ve yorumları kaldırmanın mümkün olup olmadığı, küçüklerin profilinin sitede ve arama motoru aracılığı ile bulunup bulunamadığı gibi özel kriterlere göre test ediliyor. Bu değerlendirmenin bulguları, sonuçları tatmin edici kabul edilen bir raporda yayınlandı. Bu rapora göre, incelenen sitelerin çoğunluğu özellikle çocukları hedef alan ve onları potansiyel tehlikelerle başa çıkma konusunda güçlendiren güvenlik filtreleri sağlıyor. Bununla birlikte, diğer önemli konular tatmin edici şekilde çözülmedi. Örneğin; sitelerin sadece %40’ı çocukların kişisel bilgilerinin arkadaşları tarafından varsayılan olarak görülebilmesini sağlarken 22 tanesinden sadece 11 tanesi çocukların gizli profillerinin arama motorları tarafından bulunmasına imkan vermiyor ve sadece 9 tanesi (22 taneden) değerlendirme süresince gönderilen şikayetlere cevap verdi (bununla birlikte, 25 siteden 19 tanesinin her zaman erişilebilen bir raporlama linki bulunuyor). İmzalayan siteler daha güvenli networking prensipleri uygulamak için bazı girişimlerde bulunsa da, çevrim içi küçüklerin kişisel verilerinin ve gizliliklerinin korunması için hala yapılması gereken çok şey olduğu ortada. Avrupa Komisyonu, küçüklerin internette karşı karşıya oldukları tehlikelerin çok fazla olduğunu ve ön planda tutulması gerektiği göz önüne alarak bu senenin Daha Güvenli İnternet Gününde gençlere şu mesajı iletti: “Yayınlamadan önce Düşün!” AB Komisyonu Üyesi Viviane Reding’in de belirttiği gibi, “İnternetin çocuklarımız için çok büyük önemi var ve onu güvenli hale getirmek hepimizin sorumluluğu”.
Avrupa Komisyonu, çok sayıda etkinlik ve girişim aracılığı ile çocukları ve gençleri internetin sorumsuz şekilde kullanımına karşı korumak için elinden gelenin en iyisini yapıyor. Tüm tarafların katkıları bekleniyor, bunlar özellikle Avrupa'daki gençler için daha güvenli bir internetin sağlanmasında faydalı olacak.
|