Ağlamak nafiledir!

Mehmet Barışsever

Günün Karikatürü

Dolgun Dalgıçoğlu

Hepimiz kardeşiz saçmalığı

Hasan Bilgehan

Bana bir masal anlat Serdar!

Mehmet Harmancı

Toplumsal Kucaklaşma, 3. Yol ve Davet

Erkut Yılmabaşar

Günün Karikatürü

Doç.Dr.Mehmet Çakıcı

Siyasetçinin “hem nala hem mıha vurması”

Okuyucu Mektubu

Katılımcı Demokrasi İçin

Direnç Kanol

İşbirliği, Güçbirliği ve Lefkoşa

Arman Anık

Bu Gerçeklerle Nereye Kadar?

Haldun Cambaz

Kuzuları Kurtlara Emanet Etmek

Mehmet Eş

Gibisin - Gibi SEN

Ece Mani

Kurtarıcı kurtarmaya gelmişti

Mehmet Onur

ÖRGÜTSÜZLÜK, BİLGİSİZLİK, ÜRETİĞİ KORKU VE GÜVENSİZLİK GERÇEĞİNİ YAŞIYORUZ.

Özkan Yıkıcı

Ya Devletleri Kim Kapatacak?

Turgut Denizgil

Trafik

Uğur Hürses

Engel-SİZ Hareketi Bizleri Çağırıyor

Atıf Müezzinler

Avrupa’daki Çocuklar için Daha Güvenli Bir İnternet

Androulla Kaminara

Kriz

Dr. Gülsen Bozkurt

Sol’un Birlikteliği mi? Hedef Birlikteliği mi? -2

Derviş Bedevi

İskele Sağlık Merkezi

Musa Özmusaoğlu

Filler güreşirken...

Savaş Toksöz

Asgari Ücret Artışına Dikkat...!

Günhan Nalbantoğlu

Referandum Hakkımıza Sahip Çıkalım

Barış Mamalı

Flaş...Flaş....Flaş...

Siyasicilerin ORTAMI

Non Titulo, Sed Exercitio Talis?

Evren Maner

Zamansız Kaçışlar...

İbrahim Çakırdağ

Ziller çalıyor yılbaşı geliyor

Ayşegül Kanlıtuna

  
ANA MENÜ
ANA SAYFA
MANŞET HABER
KIBRIS
SEÇİM 2010
TÜRKİYE
DÜNYA
İLGİNÇ HABERLER
TARİHTE BUGÜN
SİYASET KAZANI
KISA HABERLER
YAŞAM ÖYKÜLERİ
YAZARLAR
ANKETLER
RÖPORTAJLAR
YORUMLANANLAR
HABER BAŞLIKLARI
ARŞİV
İLETİŞİM
FAYDALI LİNKLER
ANKET

Hangi Hükümet ülkeyi düzlüğe çıkarabilir?

 UBP Azınlık
 UBP-CTP
 UBP-DP
 UBP-ÖRP
 UBP-TDP
 UBP- Bağımsızlar
 CTP-DP-TDP-ÖRP-BAĞ.
 Hiçbiri-Erken Seçim
Tüm Anketler
ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR

Bir Bilge Gerek

Mehmet Harmancı

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   5 Mart 2010, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Gerçekten son bir haftadır yaşanan sel felakati, ne umuda dair bir iz bıraktı, ne geleceğe,  ne siyasete ve de güvene dair...
Umutlarımı yitirdiğim gün çok ağır bir yazı yazmıştım, gazate köşem için değil, kendim ve dostlarım için orada yazdıklarım hala aynen geçerli...
 Bu selin bize öğreteceği tek şey var diye düşünüyorum, bir çok şeyimizin olmadığı ve  olduğunu zannettiğimiz bir çok şeyin aslında bizim kurguladığımız ve gerçekte nesnel olmayan hatta hayal ürünü bile sayılabilecek olgular olduğudur.
 Bir ülkede erdemli insanların sayısının azlığı aslında o ülkenin geleceğine dair de oldukça ipucu veren bir olgu. Bu felaket maalesef ülkede erdemli insan sayısının toplumun geleceğine ilişkin olumlu yansımları olacağını söyleyemeyiz...
Erdemli insanların ülkenin geleceğine olan katkıları da maalesef erdemsizler kadar etkili de olmaddığı için onlar da köşelerinde mutlu hareket etmeyi bıraksınlar, çünkü en az erdemsizler kadar ülkenin geldiği durumda pay sahibi oldukları aşikardır. Yani kafası olan, iyi insanlar sadece kötüleri eleştirerek bu düzene katkı sağladıklarını düşünüyorrlasa, evet sadece bu mevcut düzene katkı sağlıyorlar...
Bize bir bilge gerek. Hani herkesin rüyasına girmesi gerek o ak sakallı dedenin galiba. Fısıldaması gerek, “uyan ey fani, uyan ve biraz insanlık için çabala, çalış..., avantacılığı bırak, ekmek paranı hak et, bırak bu gelip geçici zevkleri, kendini biraz da buraları yaşanabilir kılmaya da, bırak yalanı kendini doğruya ada ve bırak şu orta oyununu kendini gerçeğe ada”.
Başımıza ne gelirse gelsin ders almıyoruz, alımış gibi yapıp günü kurtaramaya çalışıyoruz, ders alacaız deyip, zaman geçiriyoruz, henüz hiçbirşey yokken herşeyimiz varmış gibi davranıyoruz ve olmayan şeyler üzerinden propoganda yapıyoruz.
Mesela hastanemiz varmış gibi yapıyoruz ama hastanemiz filan olmadığını anlıyoruz...Zor zamanların en güç yıkılan yerinin en hassas karnımız olduğunu anlıyoruz. Yani aslında yok olan birşeyin devamlı olumlu propogandasını yapıyoruz...
Yollarımız var diye övünüyoruz, ama bütün yollarımızın eminim ki en hassas bir depremde çökme tehlikesi var,  suyla aşınan ve çöken yol depreme neden dayanıklı olsun?
Suyumuz var zannediyoruz ama aslında su zannettiğimiz içerisinde yüksek oranda tuz olan içilmesi mümkün olmayan bir sıvı o...
Arabalarımız var zannediyoruz ama, bizim mi bilemiyoruz...Hani nasıl kazanılıp alındığı belli olmayan...
Villalarımız var anlı şanlı, onun da yerinin sahibi genelde biz değil!
İşimiz var zannediyoruz, güvencesimiz olup olmadığına aldırmadan...
Dindar değiliz zannediyoruz, ta ki ölüm yaklaşana kadar...
Burada barış var zannediyoruz, barış anlaşması olmadan...
Huzur var zannediyoruz, suç oranlarına bakmadan...
Çevre var zannediyoruz.. doğaya tepeden bakmadan...
Bize bişey olmaz zannediyoruz, kanserden ölen insan sayısına bakmadan...
İyi araba kullanıyoruz zannediyoruz, tarfikteki ölüm oranlarını sallamadan...
Devletimiz var zannediyoruz, başka devletlere bakmadan...
Özgürüz zannediyoruz, etrafımızdaki sınırlara aldırmadan...
Demokrasimiz var zannediyoruz, limitlerini zorlamada...
İyi insanlarız zannediyoruz, hiç aynaya bakmadan...

   204 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder
Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle
Bana bir masal anlat Serdar!
Bağımsız Medya Merkezi Yeni Dernekler Yasası
Zemin de vardır hayat da...
Zamanla Sınav Var
Geleceği seçmeliyiz
Siyaset, 8 Mart ve Egemenlik...
Seçenek SİZSİNİZ KIBRIS!
Konuşmayın Yeter... Ben Gidiyorum…
Akıl kayboluyor
Mücadele ve yaşam
© 2009 ORTAM GAZETESİ - Version 2.2 | ¤° o O
Tüm Hakları Saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Ortam Gazetesi Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) Abonesidir
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır.
Ortam Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital