Bir Yaprak daha düştü ağaçtan...

Mehmet Eş

Günün Karikatürü

Dolgun Dalgıçoğlu

Aslında öyle zannettim.

Hasan Bilgehan

Başka Türlü Bişey Olduk*

Atıf Müezzinler

CTP-ÖP Dönemi - 1

Erkut Yılmabaşar

Günün Karikatürü

Doç.Dr.Mehmet Çakıcı

Sayın Maliye Bakanı Ersin Tatar

Okuyucu Mektubu

Katılımcı Demokrasi İçin

Direnç Kanol

İşbirliği, Güçbirliği ve Lefkoşa

Arman Anık

Bu Gerçeklerle Nereye Kadar?

Haldun Cambaz

Yaşar; ne yaşar, ne yaşamaz!

Mehmet Barışsever

Gibisin - Gibi SEN

Ece Mani

GKK’ da Çalışanlar

Mehmet Onur

TÜRKİYE’DE İŞLER KARIŞIK

Özkan Yıkıcı

Ya Devletleri Kim Kapatacak?

Turgut Denizgil

Trafik

Uğur Hürses

Lizbon Antlaşmasına kısa bir bakış

Androulla Kaminara

Kriz

Dr. Gülsen Bozkurt

Bana bir masal anlat Serdar!

Mehmet Harmancı

Sol’un Birlikteliği mi? Hedef Birlikteliği mi? -2

Derviş Bedevi

İskele Sağlık Merkezi

Musa Özmusaoğlu

Filler güreşirken...

Savaş Toksöz

Asgari Ücret Artışına Dikkat...!

Günhan Nalbantoğlu

Referandum Hakkımıza Sahip Çıkalım

Barış Mamalı

Flaş...Flaş....Flaş...

Siyasicilerin ORTAMI

Non Titulo, Sed Exercitio Talis?

Evren Maner

Zamansız Kaçışlar...

İbrahim Çakırdağ

Ziller çalıyor yılbaşı geliyor

Ayşegül Kanlıtuna

  
ANA MENÜ
ANA SAYFA
KIBRIS
SEÇİM 2010
TÜRKİYE
MANŞET HABER
DÜNYA
İLGİNÇ HABERLER
TARİHTE BUGÜN
SİYASET KAZANI
KISA HABERLER
YAŞAM ÖYKÜLERİ
YAZARLAR
RÖPORTAJLAR
YORUMLANANLAR
HABER BAŞLIKLARI
ARŞİV
İLETİŞİM
FAYDALI LİNKLER
ANKET

Bugün Seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz?

 UBP
 CTP-BG
 TDP
 DP
 ÖRP
 BKP
 Karma
 Kararsız
 Oy vermem
Tüm Anketler
ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR

Ağlamak nafiledir!

Mehmet Barışsever

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   26 Temmuz 2010, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Eski yazılarımı karıştırıp bunlardan alıntılar yapsam, bu yazıların dün yazıldığını anlamak olanaksızdır. Ezberci eğitim sisteminin kalıbından çıkmış büyük politikacıların! dayattıkları guduru hayatın tokuştuğu duvarlar  dün de ayniydi, bu gün de aynidir. Geliniz bu gün nostalji yapalım.

KKTC’deki alt yapı yatırımları, Anavatan Türkiye’nin ekonomik yanını finansmanı ve uzmanlarıyla teknik açıdan sağladığı yardımlarla gerçekleştirilmeye devam edilmektedir. Bu yatırımların, alt yapının yapımından sonra iyi belirlenmiş hedeflere ulaştırılmasında bir takım eksikler bulunduğu ortadadır.  Örnek vermek gerekirse; özellikle tarım sektöründe bu yatırımların çoğu ortada kaldı;  İşte et kombinası, işte şarap fabrikası vd. Ülkemizin kaynak kullanımına uzaktan, örneğin Türkiye’den bakan Necati bey ve Ahmet bey gibi bazı gazeteciler,  uzaktan kalabalığın her zaman bir bütün olarak görülmesinin sağladığı göz yanılmasıyla, “Kıbrıslı Türkler Türkiye’nin parasını yemeye çok fena alıştılar. Göndersin Anavatan parayı onlar yesinler. Tembeldirler, çalışmıyorlar, besleme oldular vs şeklinde tüm toplumu suçlamaya başlıyorlar. Uzaktan kalabalığın tek görülmesi yanılgısı, biraz daha yakına gelince, görüntü uygun mesafeye kadar yaklaşıncaya kadar değişmiyor... Bu yazıyı okuyan, içinde bulunduğumuz günlerde yazıldığı yanılgısına düşebilir. Çok dikkatli olanlar, bizi tokatlayan Türkiyeli gazeteciler arasında, Oktay bey ile Erdal beyin adını görmeyince, yazının eskiden yazılmış olduğundan kuşkulanabilirler. Böyle düşünenler haklıdırlar, çünkü yukarda yazdıklarım 5 Eylül 1995 tarihli Halkın Sesi gazetesinde yazdığım “Yukarıdakiler ve Aşağıdakiler” başlıklı yazımdan alınmıştır.

Madem nostalji yaptık devam edelim. Şimdi size, 2 Ekim 1994 tarihli Halkın Sesi gazetesinde yazdığım “Et Kombinası” başlıklı yazımdan bir bölüm aktaracağım... Merkezi Et Kombinası ve Soğuk Hava Tesisleri hakkındaki aşağıdaki açıklama 24.10.1985 tarihli gazetelerimizden alınmış olup dönemin Tarım Bakanı’na aittir...  Hayvancılığımızın bir eksiği var. Kesilen hayvanların deri, iç organları, kemikleri, kan ve tırnaklarını kullanacak olanaklarımız yoktur. Bakanlığımız konuyu ele almış ve maliyeti  1.5 milyar TL olan bir proje hazırlamıştır. Halen kaba inşaatı tamamlanmış, makinaları satın alınmıştır. Merkezi et kombinası bir yıllık zaman alacak son revizyonlar yapıldıktan sonra hizmete girecektir... Et kombinası maalesef daha sonraki muhtelif zamanlarda kaynak yutması gündeme gelmesine rağmen hiç bir zaman sanaldan gerçeğe dönüşememiştir. Aletlerini de gören olmamıştır. Her defasında paracıkları cepleyip giderek hiç bir şey yapmayan Türkiye’den gelen girişimciler! idi... Şarap fabrikasına bakacak olursanız vaziyet daha vahim!

Bu kısım da, 2 Kasım 1994 tarihli Halkın Sesi gazetesinde yazdığım “Aracıların cenneti” başlıklı yazımdan... Yıllardır sürdürülen yanlış politikalar üreticimizi yok olma noktasına getirdi. Bir çok üründe yerel üretim yerini ithal ürüne bıraktı. Üretici korunmadı. Serbest piyasa ekonomisinde fiyat istikrarı rekabet unsuru ile sağlanır görüşü ile yerel üretim, daha uygun koşullarda üretim yapılan Türkiye pazarından mal temin eden aracılara kırdırıldı. Üretim azaldı, tarım öldü. ... Yok olma sürecindeki tarım sektörümüzün korumasız bırakılması, daha çok göç ve devlete avucunu açıp iş isteyen daha çok insan demektir. Hiper enflasyonu dizginlemenin yolu haksız kazancın engellenmesinden geçer. Liderlerimizce telafuz edilmeye başlanan ücretleri ve fiyatları dondurma çağrıları, korumacılığı kaldırın serbest piyasa ekonomisinde fiyat istikrarı rekabet unsuru ile sağlanır” görüşünün KKTC ekonomisi deneyiminde iflas ettiğinin kanıtıdır...

16 Mayıs 1995 tarihli Hakın Sesi’nde yayınlanan “Alternatif Politikalar Gerek” başlıklı yazımdan...  Kuzey Kıbrıs’ta uluslar arası rekabete açılan tarım sektörü, bu gün bizi alternatiflerini aramaya zorlayan politikalar nedeniyle yok olma sürecine girmiş, sürekli gerilemiştir... KKTC’de kamu yönetiminde çalışanların oluşturduğu kadroların aşırı derecede şişirildiği konusu sık sık gündeme getirilmekte ve eleştirilmekte veya yakınılmaktadır. İstihdam biçimleri bütün dünyada üretim yapılarıyla çok yakından ilgilidir. Sağlıklı üretim ilişkileri kuramayan topluluklar ekonomik sorunlar içinde boğulurlar. Ülkemizde istihdam kaynakları açısından karşılaşılan sorunlar ve kamu yönetiminin aşırı yüklenmesi de, Adadan yaşanan yüksek orandaki genç nüfusun yurt dışına göçü de sağlıksız üretim yapılanmasıyla ilgilidir....  

“Ela ce gobse!” be arkadaşlar; gelin da yakından bakalım.  Ankara’dan Lefkoşa’ya bağlanan paranın U kabından, Kıbrıs’a görünüşte para akar;  Kıbrıslılar’ın gursağından geçen hariç,  – ki bu gursakçıların yarısından çoğu da Türkiyelidir - geldiği gibi geri gider.  Altyapıyı yapanlar götürür, orantısız dış ticaret götürür, TC bankaları düşük faizle mevduat toplar götürür vs Borunun vanası kimdedir?   Anadolu’dan Girne’ye bağlanan nüfus borusundan akan nüfus  geri gitmez. Gitmemesi için,  KKTC’li nüfus müdürüne vatandaşlık emirleri yağar. Borunun vanası kimdedir?  Kurulan  düzen,  içindekileri beslemekten aciz,  ekonomi hasta  olduğundan on binlerce Kıbrıslı Türk göç yollarına düştü. Yerleri hemen fazlasıyla dolduruldu! Gelenlerin de aşa ve işe gereksinmesi vardır. Bu ekonomik yapının akıl hocaları Türkiye’nin siyasetçileri değil miydiler? Okuduklarınız hüzzam makamından potporiler değil,  bu ülkenin gerçekleridir.  Bu düzeni bize dayatanlar şimdi halkın gursağındaki lokmaya göz açıyorlar. Ağlamak nafiledir! Dönülmez akşamın ufkundayız, vakit çok geç... 

   134 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder
Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle
Yaşar; ne yaşar, ne yaşamaz!
Neden anlatamıyoruz?
Atmacayı vurdular, bir avuç darı için!
Neler oluyor bize!
Göçmenköylüler’e vaad edilen müjdeye ne oldu?
Dr. Gülsen Bozkurt, Robin Hood ve ikiz Brütüsler..
Bir Tv Programı’nın Düşündürdükleri
Hatırlarmısınız?
Kandıramazsın!
Sel Raporu (35)
© 2009 ORTAM GAZETESİ - Version 2.2 | ¤° o O
Tüm Hakları Saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Ortam Gazetesi Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) Abonesidir
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır.
Ortam Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital