Bir Yaprak daha düştü ağaçtan...

Mehmet Eş

Günün Karikatürü

Dolgun Dalgıçoğlu

Aslında öyle zannettim.

Hasan Bilgehan

Başka Türlü Bişey Olduk*

Atıf Müezzinler

CTP-ÖP Dönemi - 1

Erkut Yılmabaşar

Günün Karikatürü

Doç.Dr.Mehmet Çakıcı

Sayın Maliye Bakanı Ersin Tatar

Okuyucu Mektubu

Katılımcı Demokrasi İçin

Direnç Kanol

İşbirliği, Güçbirliği ve Lefkoşa

Arman Anık

Bu Gerçeklerle Nereye Kadar?

Haldun Cambaz

Yaşar; ne yaşar, ne yaşamaz!

Mehmet Barışsever

Gibisin - Gibi SEN

Ece Mani

GKK’ da Çalışanlar

Mehmet Onur

TÜRKİYE’DE İŞLER KARIŞIK

Özkan Yıkıcı

Ya Devletleri Kim Kapatacak?

Turgut Denizgil

Trafik

Uğur Hürses

Lizbon Antlaşmasına kısa bir bakış

Androulla Kaminara

Kriz

Dr. Gülsen Bozkurt

Bana bir masal anlat Serdar!

Mehmet Harmancı

Sol’un Birlikteliği mi? Hedef Birlikteliği mi? -2

Derviş Bedevi

İskele Sağlık Merkezi

Musa Özmusaoğlu

Filler güreşirken...

Savaş Toksöz

Asgari Ücret Artışına Dikkat...!

Günhan Nalbantoğlu

Referandum Hakkımıza Sahip Çıkalım

Barış Mamalı

Flaş...Flaş....Flaş...

Siyasicilerin ORTAMI

Non Titulo, Sed Exercitio Talis?

Evren Maner

Zamansız Kaçışlar...

İbrahim Çakırdağ

Ziller çalıyor yılbaşı geliyor

Ayşegül Kanlıtuna

  
ANA MENÜ
ANA SAYFA
KIBRIS
SEÇİM 2010
TÜRKİYE
MANŞET HABER
DÜNYA
İLGİNÇ HABERLER
TARİHTE BUGÜN
SİYASET KAZANI
KISA HABERLER
YAŞAM ÖYKÜLERİ
YAZARLAR
RÖPORTAJLAR
YORUMLANANLAR
HABER BAŞLIKLARI
ARŞİV
İLETİŞİM
FAYDALI LİNKLER
ANKET

Bugün Seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz?

 UBP
 CTP-BG
 TDP
 DP
 ÖRP
 BKP
 Karma
 Kararsız
 Oy vermem
Tüm Anketler
ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR

Sel Raporu (10)

Mehmet Barışsever

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   5 Nisan 2010, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Gönyeli’den gelerek Devlet Hastahanesi-Göçmenköy-GÜYAP Konutları yoluyla Göçmenköy Köprüsü’ne gelen Öksüz Dere ile Miraj Restorant Bölgesinden giriş yapan Bakır, Asi ve Çınar Dereleri, Levent Koleji, GÜYAP Konutları ve ARMAKON Konutları üzerinden ayni noktaya getirip buluşturmuştuk.
28 Şubat 2010 günü, öğleden sonra saat 16.30 dolaylarında bu bölgeden çektiğim fotoğraflarda görülen su seviyelerinin, ayni gün öğle saatlerinde,  tamamen köprü altı geçitleri doldurduğunu öğrenmiştim. 
Bu köprülerden kurtulduktan sonra dere yaklaşık 500-600 metre mesafeyi baskılanmadan geçerek   en zayıf halkalardan bir diğeri olan, Metropol arkasındaki Devlet Sosyal Konutları-Marmara Bölgesi hattı üzerinde,  Devpa Supermarket’e kadar büyük bir baskı altında tıkanmış ve engellenmiş geçitler aşarak  ilerlemiştir. 
Bu günkü,  30 kare fotoğraftan oluşan görsel kompozisyonumuzda, bölgeden 28 Şubat, 7 Mart, 21 Mart ve 2 Nisan 2010 tarihlerinde çektiğim fotoğraflardan seçtiklerime yer veriyoruz.
Özetle kaydedilmesi gerekenler: Bölgedeki  su yüksekliği, yakın dostum Tapu Dairesi’nden emekli İsmet beyin yerinde işaret ettiği, fotoğrafta açıkça görülen 6 metre seviyelerine yükselmiştir.
Bu bölgedeki tıkanmayı başlatan, Devlet Sosyal Konutlarını derenin kıyısına yapmakla resmi makamlarımız olmuştur.
Dere yatağının baskılanmadığı bölüm ile çıkış noktasındaki genişlik  ve tıkanma noktalarındaki daralmalar bariz şekilde gözlemlenmektedir.
Olay gecesi en çok kurtarma çağrısının bu bölgelerden geldiğini kaydetmeliyiz;  Marmara Bölgesi 21. Sokak ile 22. çıkmaz sokak, bunlara dikine bağlı 23-26. Sokakların başlangıç kısımları ile Devlet Sosyal Konutları...
Sel Raporu okumaktan usanan okurlarımız için, konuyu biraz başka bir alana kaydırarak, Allah rahmet eylesin, nur içinde yatsın, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden hocam olan Prof. Dr. Niyazi Lodos’u bu vesile ile saygı ile anıyorum.
Bodrumunun pencereleri dereye bakan ve tamamıyla su ile dolan, buradaki fotoğraflarda görülen apartmanın çevresindeki fotoğrafları çekerken Niyazi hocayı düşündüm.
Bütün eğitim hayatım boyunca beni en çok etkileyen hocalardan biri olan Niyazi hoca ile tanışmamız pek hoş olmamıştı.
1977 yılı Ekim ayında Bornova-İzmir’deki fakültede ilk dersimize girdiğinde, yirmidört kişilik sınıfın en ön sırasında, sırtımda haki bir gömlek, belimde mücahitlikten kalma askeri bir kemer, yüzümde traşlı temiz bir çene sakal ile oturan benim tam karşıma gelmiş ve “Nedir evladım bu halin, babana mı benzeyceksin,  yoksa keçiye mi? Seni bu kılıkla dersimde istemiyorum!” demişti.
Gelsin diye haber göndermesine rağmen, bir kaç dersine gitmedikten sonra: “Söyleyin Kıbrıslı’ya üç tane ders veriyorum, imtihanları sözlüdür; inadı bıraksın, derse gelsin,  yoksa bu okulu bitiremez!” diye haber göndermesi üzerine çaresiz, berbere giderek, dediğini yapmıştım.
Hocanın derslerinin bir özelliği yoktu.
Anlattığı konuları imla yazdırır gibi yazdırıyordu.
Yazmaktan sıkıldığımız anda, konu hep Niyazi hocanın hayat hikayesiydi...
Tamamının gerçek olduğu, başkanı bulunduğu Entomoloji Kürsüsü’ndeki odasına topluca giden 24 kişilik sınıfımıza belgeleriyle kanıtlanan müthiş öyküler.
Asistan iken Ziraat Fakültesi’ni ziyarete gelen Afgan Kralı’nın,  programlandığı şekilde elini öpmeyip, sıkarak geçmesi nedeniyle başlayan tartışma sonunda, istifa edip doktorasını Gana’da yapmış.
Ardından Ziraat Fakültesi’ne geri dönmüş, ancak bu kez de, fakülte binalarının “mümbit araziler yerine tepeliklere” yapılması konusundaki görüşünün dikkate alınmaması üzerine, istifa edip doçentliğini Irak’ta yapmış.
Sonra Üniversite’ye dönüp profesör olmuş.
“Eskiden kafam bozulunca istifa eder giderdim, şimdi kim kafamı kızdırırsa, buralarda barınamaz!” derdi.
Beş kişilik vosvosuna, sınıftan on öğrenciyi doldurup şehir turu yaptıran, tek başına Türkiye’nin dört bir yanını dolaşıp ülkenin en değerli böcek koleksiyonunu kuran ve bunu dünyaya tanıtan bu kısa boylu efsane adamı hiç unutamam.
Yukarıda sözünü ettiğim fotoğrafları çekerken, Niyazi hocayı neden hatırladım?
Son sözlü sınavını bitirdikten sonra, “Mezun ettiğim bütün öğrencilerime söylediğim şeyi sana da söyleyeyim: Yapacağınız işlerle, sizi mezun eden hoca olarak, anamıza avradımıza sövdürtmeyin.
Ben adamı işlediği yerde de bulur, kulağından tutar ve döverim!” demişti.
Bir öğrencisine bunu yaptığının öyküsünü de anlatmıştı.
Sözünü ettiğim o apartmanın fotoğraflarını çekerken, Niyazi hocayı işte bu nedenle hatırladım.
Mezun olduğumuzda, sınıfın hocalarla vesikalık fotoğraflarını bir araya getirmek  gelenekti.
Herkesin karşı cepheden çekilmiş vesikalık fotoğrafına karşılık, Niyazi hoca yandan çekilmiş bir vesikalık fotoğraf vermiş ve ısrarlarımıza rağmen değiştirmemişti.
“Ben meselelere ters açıdan bakan bir adamım!” derdi.
Keşke Türkiye’de 100 tane daha Niyazi hoca yetişse ve bunlar, arasıra  ülkemize gelseler! 
Çarşamba günkü yazımızda, Güney Lefkoşa’ya geçerek, oradan Mehmet Akif Caddesi üzerinden dere boyu yoluyla gelen dereyi, Domuzcular Burnu’nda bıraktığımız yerde diğerleri ile buluşturmak üzere Sel Raporu’na devam edeceğiz.  

   116 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder
Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle
Yaşar; ne yaşar, ne yaşamaz!
Ağlamak nafiledir!
Neden anlatamıyoruz?
Atmacayı vurdular, bir avuç darı için!
Neler oluyor bize!
Göçmenköylüler’e vaad edilen müjdeye ne oldu?
Dr. Gülsen Bozkurt, Robin Hood ve ikiz Brütüsler..
Bir Tv Programı’nın Düşündürdükleri
Hatırlarmısınız?
Kandıramazsın!
© 2009 ORTAM GAZETESİ - Version 2.2 | ¤° o O
Tüm Hakları Saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Ortam Gazetesi Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) Abonesidir
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır.
Ortam Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital