UBP’nin almış olduğu “göç yasası” talimatına, bugün ülke genelinde grev ve saat 10’da da meclis önünde bir de miting gerçekleştirilecek.
Yani anlayacağınız, bugün hayat duracak.
Varsın dursun.
Hatta durması mecburdur yaşayabilmemiz için.
Bugün.
Ya da yarın.
Ya da bir ay, iki ay.
Duracaksa duracak.
Evet, geleceğimiz olan son Kıbrıslı Türklerin de tükenmemesi için artık mücadele etmeliyiz.
Göç yasası, son kalan bizlerinde bu şekilde bitirilmesinin acı gerçeğidir.
Varlığımızı bu topraklardan tüketmek için, bu yasaya onay verenleri, şiddetle protesto etmeliyiz.
Onların, Kıbrıslı Türklere karşın nasılda ihanet ettiklerini meydanda gür sesle haykırmalıyız. Bu sese kulak vermeleri için kiminle uğraştıklarını onlara göstermeliyiz.
Talimatlar altında bizleri yok etmeye, ya da zorla “Ankara’nın” işgali altında tutmayacakları gündür bugün!
Sarayönü politikacılarına, bizlerle bu kadar uğraşılamayacağını, meclis önünde tam yürek halinde sesimizle haykırarak yanıt verelim!
Bu sesin iyi ve doğru algılanması için hep birlikte gerekirse, ya da artık gerekli olanında bu olduğunu görerekten, destek veren, siyasi partilerin, artık emir alan mecliste ne işimiz var diyerek, derhal ve acilen çekilmenin bir yurtseverlik olduğunu düşünerek, çekilmeleri gerekir.
Meydanlar, halkların kazandıkları, kazanacakları yerlerdir.
Kavganın adresini o meydanlar sağlar.
Var olmanın kavgasını, mecliste değil, ya da çalıştığımız ortamda değil, sokakta aramalıyız.
Çünkü artık kavga oraya getirilmiştir.
Bu kavgayı oraya getirende yine “ANKARA’DIR”.
Esas kavganın adresi yine yapıyor yapacağını…
Ve ona memurluk edenlerde, boğazımıza geçiriyor idamlık ipini!
Topluca imha edilmeyeceğimizi onlara, topluca birliktelik halinde, bugünden başlayarak kazanıncaya kadar göstermeliyiz.
Bir avuç kaldıksak, yine onların sayesinde, yine onların politikaları sayesinde kaldık.
Peki, onlara geçit mi vereceğiz?
Hayır!
Topluca imha varsa bu işin içinde, o zaman işler değişir, değil mi?
Ve bugün,
Biz değil, siz bu ülkeden gideceksiniz demenin günüdür.
Göç yasasıyla varlığımızı bu topraklarda silmeye çalışan “Ankara’ya” ve onun işbirlikçisi UBP zihniyetine, geçit mi vereceğiz?
HAYIR, HAYIR, HAYIR…
|