Bir Yaprak daha düştü ağaçtan...

Mehmet Eş

Günün Karikatürü

Dolgun Dalgıçoğlu

Aslında öyle zannettim.

Hasan Bilgehan

Başka Türlü Bişey Olduk*

Atıf Müezzinler

CTP-ÖP Dönemi - 1

Erkut Yılmabaşar

Günün Karikatürü

Doç.Dr.Mehmet Çakıcı

Sayın Maliye Bakanı Ersin Tatar

Okuyucu Mektubu

Katılımcı Demokrasi İçin

Direnç Kanol

İşbirliği, Güçbirliği ve Lefkoşa

Arman Anık

Bu Gerçeklerle Nereye Kadar?

Haldun Cambaz

Yaşar; ne yaşar, ne yaşamaz!

Mehmet Barışsever

Gibisin - Gibi SEN

Ece Mani

GKK’ da Çalışanlar

Mehmet Onur

TÜRKİYE’DE İŞLER KARIŞIK

Özkan Yıkıcı

Ya Devletleri Kim Kapatacak?

Turgut Denizgil

Trafik

Uğur Hürses

Lizbon Antlaşmasına kısa bir bakış

Androulla Kaminara

Kriz

Dr. Gülsen Bozkurt

Bana bir masal anlat Serdar!

Mehmet Harmancı

Sol’un Birlikteliği mi? Hedef Birlikteliği mi? -2

Derviş Bedevi

İskele Sağlık Merkezi

Musa Özmusaoğlu

Filler güreşirken...

Savaş Toksöz

Asgari Ücret Artışına Dikkat...!

Günhan Nalbantoğlu

Referandum Hakkımıza Sahip Çıkalım

Barış Mamalı

Flaş...Flaş....Flaş...

Siyasicilerin ORTAMI

Non Titulo, Sed Exercitio Talis?

Evren Maner

Zamansız Kaçışlar...

İbrahim Çakırdağ

Ziller çalıyor yılbaşı geliyor

Ayşegül Kanlıtuna

  
ANA MENÜ
ANA SAYFA
KIBRIS
SEÇİM 2010
TÜRKİYE
MANŞET HABER
DÜNYA
İLGİNÇ HABERLER
TARİHTE BUGÜN
SİYASET KAZANI
KISA HABERLER
YAŞAM ÖYKÜLERİ
YAZARLAR
RÖPORTAJLAR
YORUMLANANLAR
HABER BAŞLIKLARI
ARŞİV
İLETİŞİM
FAYDALI LİNKLER
ANKET

Bugün Seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz?

 UBP
 CTP-BG
 TDP
 DP
 ÖRP
 BKP
 Karma
 Kararsız
 Oy vermem
Tüm Anketler
ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR

Şu Kolejler Konusu ve Bitmek Bilmeyen ...

Atıf Müezzinler

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   19 Aralık 2009, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

 Şu Kolejler Konusu ve Bitmek Bilmeyen Tartışmalar

Eğitim ve eğitim sistemi. Her zaman için duyduğumuz en temel noktalardan birtanesi eğitim sisteminin bir yap-boz tahtası olmadığıdır. Evet gerçekten de eğitim yap-boz tahtası değildir. Eğitim bir vizyon işidir, kalıcı bir eğitim sistemi ve bu sistemden verim alma zaman ve sabır gerektirir, eğitimde planlama ve bu planı hayata geçirmek çok önemlidir. Ne yazık ki ülkemizde iktidarlar değiştikce eğitim sistemi de yukarıda belirttiğimin aksine değişmektedir. Hem de bazen birkaç gün içerisinde bilimselliği tartışılmadan sistem içerisinde oynamalar yapılmaktadır. Kanımca esas olarak bu değişimlerden zarar gören ve mağdur olan kesimi unutuyoruz. Kim mi bu kesim? Tabii ki öğrenciler. Her değişen iktidarla birlikte 3-4 yaş farkı olan öğrenciler farklı eğitim sistemi ile karşılaşıyor. Son 5 yıl içerisinde din dersini seçmeli olarak almış öğrenciler varken bugün itibariyle ‘Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi’ dersini zorunlu okuyacak ortaokul öğrencileri olacaktır. E tabii bir de buna kolej sınavlarının eklenmesi işin cabası. Bizler de Kıbrıs Genç Bakış programı olarak ikinci konumuzu kolejler ve zorunlu din dersleri üzerine yaptık. Konu gayet uzun olduğu için ilk olarak kolejler konusunu irdeleyeceğiz.

      Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanı Sn. Kemal Dürüst’ü program konuğumuz yapmak istemiştik fakat bakan programın olacağı gün dahaönceden ayarlamış olduğu LAÜ mezuniyet töreninden ötürü programımıza katılamayacağımı bildirmiş fakat bizlerin de uygun görmesi halinde bir röportaj ile katkı koyabileceğini söylemişti. Bir konuyu doğru, dürüst ve tarafsız inceleyip seyircilerimizin karşısına bu yaklaşımla çıkmak programımızın en temel ilkelerindendir. Bu nedenle bakanın röportaj isteğini bizler de olumlu bulup bakan ile bir röportaj gerçekleştirdik. Röportaj kısmında son olarak mikrofonlarımızı vatandaşlarımıza uzattık ve bu iki konu hakkındaki görüşleri almaya çalıştık. Her hafta irdelediğimiz konularda Kıbrıs Genç Bakış programı olarak mikrofonu mutlaka yurttaşlarımıza uzatıyor ve onların da nabzını tutmaya çalışıyoruz. Devlet bir politika üretirken bunu toplum için üretmek zorundadır. Üretilen politikalar, çıkarılan yasalar karşısında toplumun da haklarını örgütlü biçimde savunup koruyacak ve devlet karşısında muhattap alınacak sendikalar, sivil toplum örgütleri, dernekler vardır. Medyaya düşen görev ise (medyanın tüm görevlerinden bahsetmiyorum sadece bahsi geçen konuya ilişkin duruş noktasını kastediyorum)  ülkede hükümetin attığı adımları gerek hükümete gerekse sivil toplum örgütlerini ve konuya ilişkin uzman kişilere söz hakkı vererek konunun irdelenmesini ve topluma düzgün ve anlaşılır bir biçimde açıklanmasını sağlamak olmalıdır. Bizler programlarımızı hazırlarken elimizden geldiğince bu mentaliteye uygun hareket etmeye çalışıyoruz. Stüdyo konuklarımız ise KTOEÖS Başkanı Sn. Adnan Eraslan ve KTÖS Eğitim Sekreteri Mustafa Özhür’dü.

      Bakanın röportajından başlayacak olursak bakan, eğitim sistemine bütünsel olarak baktıklarını fakat seçim dönemi verdikleri sözü tutup açlılımlar yaptkılarınını söyledi. Kolejlerin kapatılması ile birlikte hem öğrencilerde hem de öğretmenlerde motivasyon kaybı yaşandığının aşikar olduğunu, fırsat eşitliğinin ortadan kalktığını yani devlet okullarında öğrencilere fırsat sunulmazken ancak cebinde parası olan aileler çocuklarını özel okulların kolej bölümüne kaydedebileceklerini ve devlet olarak bunun kabul edilemez olduğunu söyledi. Buna ilaveten sadece özel okullarda değil Güney Kıbrıs’a da ailelerin çocuklarını yazdırdığı ve bunun bir muhtaçlıktan dolayı ortaya çıktığını söyledi. Devletin imkanlar yaratması gerektiğini söyleyen bakan 5 yıl boyunca muhalefette kaldıklarını, muhalefette olup halka bütünleşmek noktasında bayağı aşamakaydettiklerini ve kolejlerin orta bölümünün açılması konusunda ailelerde de destek aldıklarını söyledi. Kolej sınavı yapılırken öğrencilerin psikolejilerinin kötü yönde etkilenmemesi ve yarış atı olmamaları için gelecek dönem açılacak eğitim yılında sendikacıların, üniversitelerin, bakanlığının uzman kadrosunda temsilciler ve yurtdışında kolej konusunda uzman olan eğitim bilimcilerinin katılımı ile kolejlerin orta bölümüne öğrenci almak için yapılacak sınav sisteminin değiştirileceğinin müjdesini verdi. Sendikaların kolej sınavlarının yapılması ilebirlikte alınacak öğrenciler için müfredat ve bina konusunda gerekli çalışmaların önceden yapıldığını ve sadece Gazimağusa TMK’da binasal açıdan bir sıkıntı yaşayacaklarını ve bu sıkıntının Eylül 2009’da başlayacak eğitim dönemi öncesi giderileceğini ve öğrencileri hiçbir sorun yaşamayacaklarının altını çizdi. Bakan okul müfredatlarının ve öğretmenlerin kesinlikle Güney Kıbrıs’taki öğretmen ve okullardan kesinlikle daha geride olmadığını söyledi. Bakanlığa geldiği zaman ilgili öğretmen sendikalarının kendisini ziyaret ettiğini ve bunun hemen ardından iade-i ziyaret bağlamında kendisininde birer gün ara ile 2 sendikaya ziyaretler gerçekleştirdiğini, 3 konuyu ziyaretlerde tartıştıklarını ve görüş alışverişinde bulunduklarını, oldukça güzel toplantı geçirdiklerini ve sendikaları 8 Haziran Pazartesi bakanlıkta sendikaları toplantıya çağırdığını söyleyen bakan fakat 5 Haziran Cuma gün sendikaların yapmöış oldukları basın açıklamaları ile diyaloğu sonlardıklarını söyledi. Sendikalarla görüşmeye ve işbirliği yapmaya herzman açık olduklarını fakat diyalog için 2 tarafa ihtiyaç duyulduğunu ve kendisini mololog yapmakla suçlayan sendikaların aslında kendilerinin monolog yaptıklarını söyleyerek konu ile ilgili sitemlerini belirtti.

      Bakanla yapılan röportajın ardında söz hakkı sendika temsilcilerine gelmişti. Sendika temsilcileri bakanla yapılan görüşmelerde kolejler konusunda bir uzlaşıya varmadıklarını, sendikalar olarak kolej sınavlarına herzaman için karşı olduklarını, 4. Eğitim şurasındada o dönemin muhalefet partisi UBP’nin de oy verdiği bir şurada kolej sınavlarını kaldırma noktasına gelindiğinin unutulmaması gerektiğini söyledi. Bakanın 3 konuda anlaştık söyleminin gerçeği yansıtmadığını ısrarla ifade eden sendika temsilcileri kolejler konusunun buna en basit ve görülür örnek olduğunu söyledi. Zorunlu din dersleri konusunda ise bakanın ucu açık ve tamamen günü kurtarmaya yönelik ve kabul edilemez bir tavır içerisinde bulunduğunu kaydetti. Din İşleri Dairesi’nin sendikalara tam da bakanla görüştükten sonra bir dosya gönderdiği ve bu dosya içeirisinde dairenin din dersleri ile ilgili bir program hazırlandığını söyleyen temsilciler bu hareketin Eğitim bakanlığı üzerinde bir yaptırım gücü kullanılmak için hazırlandığını söylediler ve bunun üzerine 5 Haziran Cuma günü açıklama yapma gerekliliğinde bulunduklarını söylediler. Sendika temsilcileri araştırmacı ve ezberci anlayışa kendi kendine yetebilen, araştırabilen, sorgulayabilen, düşüncelerini özgürce ifade edebilen bireylerin yaratılması noktasında başarısız kaldığı için karşı olduklarını ve 10 gün içerisinde sınav yapılmasının ne derece sağlıklı olduğu sorusunun programımız aracılığı ile bakana soru olarak ilettiler. Farklı ölçme ve değerlendirme sistemleri ile yarış atı olunmayacak bir sistemin yaratılması konusunda bakanlığın böyle bir sistemi gerçekten yaratabileceğine inanıp inanmadıklarına yönelik yönelttiğimiz soruya sürecin herşeyi göstereceğini ve ülkemizde çoğu zaman bir takım vaadler verildiğini ve ne yazık ki bu vaadlerin çoğu zaman gerçekleşmemesinden ötürü ortaya net bir görüş koyamayacaklarını ancak ve ancak görüp değerlendirebileceklerini söylediler. Kolejler konusuna bakarken 3 basamakta değerlendirmeler yaptıklarını, koleje gidecek olan öğrenci ve aile ilkokul sürecinde rehberlik danışmanlığına tabii tutulması, nelerin yaşanacağının öğrenci ve velilere getirilmesi gerektiğini, kolejlerin esas misyonunun ortaya bilimsel olarak konulması gerektiğini ve öğretmen profilinin ne olacağının çok önemli olduğunu söylediler. Kolejin özünde yabancı dilde eğitim verilmesi gerektiğini söyleyen temsilciler eğer bir öğrenci İngilizce ve İngiliz sisteminin sınavları formatında bir eğitim alıyorsa o öğrenci İngiltere’ye yüksek öğrenime gittiği zaman yabancılık çekmemesi gerektiğini ve hem ÖSS’ye hem de 3. Dünya ülkelerine yönelik öğrenim gören öğrencilere yönelik eğitim verildiğini, bu noktada şu an kolejlerde 2 farklı unsur bulunduğunu kaydettiler.

      Kolejler konusunda mikrofonu vatandaşlarımıza uzattığımız zaman ise toplumda farklı seslerin ortaya çıktığını farkettik. Bir kesim kolejlerin artık eski havasının kalmadığını ve çocuklar üzerinde stres yarattığını belirtirken bir kısım ise sınavın gerçekleştirilmiş olmasından herhangi bir şikayetleri olmadıklarını söylediler.

      Kolejler konusunda bakanlık ile ilgili öğretmen sendikalarının zıt görüşleri halen daha devam etmektedir. Bakalım yeniden şekillendirilecek kolejlere giriş sınavı methodun değişiklik toplantılarında bakanlık ile sendikalar arasındaki soğuk buzlar eriyecek mi?

   245 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder
Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle
Başka Türlü Bişey Olduk*
Engel-SİZ Hareketi Bizleri Çağırıyor
TDP YİNE ‘Salının gelişini Pazartesinden’ göremedi
Toplumun ‘umuru’ ve tercih adresi olabilmek...
Siyasi Bilinç Oluşumu ve TKP’li Olma Dönemi –3 ve Son
Siyasi Bilinç Oluşumu ve TKP’li Olma Dönemi -2
Siyasi Bilinç Oluşumu ve TKP’li Olma Dönemi -1
Toplumsal Bütünlük ve Ortak Hareket Etme
Kaderimizin değil Düzenin Oyunu
Esasında Seçenek(SİZSİNİZ)
© 2009 ORTAM GAZETESİ - Version 2.2 | ¤° o O
Tüm Hakları Saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Ortam Gazetesi Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) Abonesidir
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır.
Ortam Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital